"Content is King" sözü halen geçerliliğini korumakta ve içerik pazarlaması (content marketing) yıllar geçtikçe önemini daha da artırmaktadır. Bu noktadan hareketle, bir çok firma içerik pazarlama karması içerisinde kurumsal bloglara yer vermekte ve hatta bu faaliyetlerini zaman zaman sadece blogları üzerinden yürütebilmektedir. Ancak ne yazık ki, büyük maliyetlerle ve beklentilerle açılan, çoğu zaman dışarıdan satın alınan içerikler kullanan, özellikle açılış döneminde büyük reklam bütçeleri ile desteklenen bir çok kurumsal blog, yapılan stratejik hatalar nedeniyle başarısız olmakta.

Oysa ki, önemli bir kaç noktaya dikkat edildiğinde, kurumsal blogdan elde edilen fayda -ideal bir zaman aralığında- istikrarlı bir şekilde yükselmekte ve diğer mecralara nazaran çok daha uygun maliyetlerle ve çoğu zaman organik bir etkileşimle hedef kitleye yönelik içerik pazarlaması yapılabilmektedir. Peki, dikkat edilmesi gereken bu bir kaç nokta ve çok sık yapılan kurumsal blog hataları nelerdir?

Profesyonellikten uzak, kalitesiz içerik ve uygunsuz üslup

Bir çok şirket, kurumsal web sitelerini oluştururken (içeriğin sınırlı olmasından olsa gerek) gösterdiği titizliği, blog oluşturmakta göstermemektedir. Başka bir ifade ile, blog oluştururken gösterdiği titizliği, zaman içerisinde içerik miktarı arttıkça göstermemeye başlamaktadır. Bunun en büyük nedeni, kurumsal web sayfalarının genellikle durağan (statik) yapıda olmasına ve kısa bir süre odaklanıldığında başarılı sonuçlar çıkmasına karşın, blogların yaşayan birer platform olmalarıdır. Bu nedenle de zamanla içerik yatırımından uzaklaşılabilmekte, içerikler bu alanda deneyimsiz firma çalışanları tarafından oluşturulmaya başlanmakta, blog yönetimi zaman zaman stajyerlere dahi devredilebilmektedir. Sonuç ise genellikle değişmemektedir: Giderek pırıltısını yitiren, çizgisini sürdüremeyen, profesyonelliklten uzak, kalitesiz yazı yığınlarına dönüşen bir kurumsal blog. 


Sürekli olarak üründen / hizmetten bahsetmek, samimiyetten uzaklaşmak

Kurumsal blogunuzun amacı pek tabii ki satış yapmaktır. Ancak; kendileri için değerli ve faydaları içerik yaratmanız beklentisinde olan ve bu nedenle blogunuzu ziyaret eden hedef kitlenize yapacağınız en büyük kötülük, kendilerine sunduğunuz içerikte sürekli olarak ürünlerinizden / hizmetlerinizden bahsetmek, amacınızı açıkça belli etmek ve suni içeriklerle kendilerini sıkmaktır. Satış konuşması (Sales Pitch) yapmak tabii ki kurumsal blog sahiplerinin en doğal hakkı, ancak bunu içerikte sadece bir kez yapılması gerektiği de unutulmamalı. 


Blog içeriği ile hedefleri arasındaki tutarsızlık

Kurumsal blog içeriğinin, blogun açılma amacı ile tutarlı ve uyum içerisinde olması gerekmektedir. Hedefiniz sadece ziyaretçi çekmek, marka imajını güçlendirmek, marka bilinirliğini artırmak, e-ticaret sitesine yönlendirmek veya reklam geliri elde etmek olabilir. Blog içeriğinizin de bu doğrultuda olması önemlidir. Bu noktada, özellikle içeriğinizde yer alacak Call to Action (CTA) buton ve metinlerinin de doğru seçilmesine dikkat edilmelidir.


Belli bir düzende girilmeyen içerik

Gerek kişisel gerekse kurumsal bloglarda en çok görülen hatalardan birisi de, blogun açıldığı ilk günlerde düzenli ve çok sayıda içerik girişi yapılırken aydan aya bu sayının azalması ve içerik girişinin giderek düzensizleşmesidir. Çoğu örnekte görülen, 6 aydan sonra içerik girişinin haftada hatta bazen ayda bir defaya düşmesidir. Bir blog için, okuyucunun bloga girdiğinde son içeriğin birkaç ay öncesinde olduğunu görmesinden daha kötü çok az şey vardır.


Etkileşimin olmaması, tek taraflı iletişim sağlanması

Blogların bir çoğu kullanıcılarına salt bilgi vermeyi amaçlamakta ve içeriklerini de bu doğrultuda sunmaktadır. Blog oluşturulmasında bilgi vermenin amaçlanması kesinlikle yanlış değildir, zaten kurumsal blogların temelinde de bu düşünce yatmaktadır. Burada yanlış olan, okuyucunun bazı bloglarda kendisini bir ansiklopedi okuyormuş gibi hissetmeleridir. Başarısız bloglar bunu çok uzun ve sıkıcı yazılar kullanarak başarmaktadır (!). Başarıyı hedefleyen bir kurumsal blog, aynı zamanda birer potansiyel müşteri olan blog okuyucularına etkileşimli (interaktif) içerikler sunmalıdır.


Okuyucuya cevap vermemek veya geç cevap vermek

Genellikle iş yoğunluğunun fazla olduğu kurumlarda ve bilhassa kurumsal blog ile ilgilenen ayrı bir ekip olmadığı durumlarda karşılaşılan bu başarısızlık faktörü, blog üzerinden yönetime bir mesaj ileten kullanıcıya cevap verilmemesi veya geç cevap verilmesi durumunda söz konusu olmakta ve potansiyel müşterilerin markaya küsmeleri ile sonuçlanmaktadır. Cevap vermiş olmak için verilen, okuyucuyu tatminden uzak cevaplar da aynı şekilde değerlendirilmelidir.


Görsel kullanmamak

Günümüz internet kullanıcısı kolay tüketilebilen, sade, göreceli olarak kısa, kolay anlaşılabilir içerikleri tercih etmektedir ve mutlaka içerikte görsel ögeler talep etmektedir. İnfografikler gibi görsel içerikler de gün geçtikçe daha fazla rağbet görmektedir. Bununla birlikte, içerik pazarlaması (content marketing) açısından gelecek dönemin yıldızının video içerikler olacağı da bir sır değil. Kurumsal blogunuz özellikle ürünlerinize yönelik olarak oluşturuldu ise, kaliteli görsel kullanımı daha da fazla önem kazanmaktadır.


Kurumsal blog ile web sitesi arasında uyumsuzluk

Kurumsal blog başarısızlık nedenleri arasında sayılabilecek bir diğer husus da, firmanın web sitesi ile blogu arasında tarz, tasarım, üslup vb. bakımından bütünlük olmaması, entegrasyonun sağlanmamasıdır. Kurumsal blog ile web sitesinin her anlamda birbirini tamamlaması gerektiğinden, anlamsal hususların yanı sıra teknik detaylarda da bir bütünlük olmalıdır. Bazı sitelerde blog Anya' da site Konya' da olmakta, ziyaretçide birbirinin reklamını yapan bağımsız siteleri ziyaret ettiği hissi uyanmaktadır. Teknik entegrasyonun ilk kuralı olarak, url yapısının da blog.siteadi.com veya siteadi.com/blog şeklinde olması tarafımızca önerilmektedir.


Tematik içerikler oluşturmamak, odağı dağıtmak

Kurumsal bloğun bir haber sitesi gibi kullanıldığına, arama motorlarında çıkmak adına birbiri ile alakasız içerikler paylaşıldığına da sıkılıkla şahit olmaktayız. Blogun, kurumun faaliyeti ve amaçları ile uyumlu bir şekilde yapılandırılması ve içerik paylaşımı yapması gerekmektedir. Örneğin sportif ürünler satan bir e-ticaret sitesi blogunun spor ile veya sağlıklı yaşam gibi bununla ilişkili bir tema üzerine inşa edilmesi gerekmektedir. 


Okuyucuyu eğlendirmemek

Değişen okuyucu tercihleri tüm içerik üreticilerini, eğlenceli içerikler üretmek yönünde zorlamaktadır. Ciddi bir kurumsal blog hazırlıyor olsak dahi, okuyucunun eğlenmesini sağlamak durumundayız. Okuyucu sadakati ancak bu şekilde tesis edilebilmektedir. 


SEO ' ya gereken önemi vermemek

Sadece kurumsal değil, tüm bloglar için yapılan hataların en belli başlılarından birisi de, içerik oluşturulurken SEO' ya gereken önemin verilmemesidir. SEO uyumlu içeriklerden oluşmayan bir blog, her ne yapılırsa yapılsın, ne kadar masrafa katlanılırsa katlanılsın sonuç vermeyecektir.


Yetersiz sosyal medya desteği ve planlaması

Başarılı bir kurumsal blog oluşturmak için gerekli olan tüm bileşenler bir araya getirilse ve her bakımdan ideal bir yapı oluşturulsa dahi, sosyal medyada yer almayan  ve sosyal medya desteği olmayan bir içerik pazarlaması başarısızlığa mahkumdur.


İstatistiklerden yeterince veya hiç yararlanılmaması

İnternet üzerinde yer alan dijital bir varlığın takip edilmesi, başarısının ölçümlenmesi, gidiş yönünün tayin edilmesi için sayısız araç (tool) bulunmaktadır. Kurumsal blogların da başarılı olmaları için bir stratejilerinin olması, içerik yönetiminin önceden planlanmış, doğru analizlere dayanması, içerik paylaşımı öncesinde ve sonrasında tüm istatistiklerin, metriklerin, dönüşümlerin yakından takip edilmesi gerekmektedir.


Acele etmek

Her blog projesi gibi, kurumsal blog projelerinin de zamana ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. Eğer çok büyük reklam bütçeleri kullanılmıyorsa (ki bu da çoğu zaman geçici bir çözüm olmaktadır), organik trafiğin istikrarlı hale gelmesi için 6 ay ile 1 yıl arasında bir süre geçmesi gerektiği pekala söylenebilir.